Yönetim Kurulu Başkanımız Kubilay Tüfekçi Yapı Malzeme Dergisiyle Röportaj Gerçekleştirdi

“Uluslararası yeterlilikler anlamında önemli aşamalardan geçtik”

“TMS olarak her zaman önceliğimiz katma değeri yüksek ve teknik birikim gerektiren özel projelerde yer alabilmek. Bu sebeple zorluk derecesi ve hesap yoğunluğu daha yüksek olan endüstriyel, altyapı veya yüksek yapı gibi projeler bizim öncelikli ilgi alanımıza giriyor.”


Doha Gold Line Metro Projesi

Kurulmuş olduğu 1973 yılından bugüne, yurtiçi ve yurtdışı pazarlarda inşaat sektörüne ‘endüstriyel kalıp ve iskele sistemleri’ üretip satmakta olan TMS Grup, dünyada ses getiren tırmanır kalıplardan – Avrupa normlarında iskelelere, modüler panellerden – ağır yük taşıyıcı sistemlere kadar geniş ve yenilikçi bir ürün yelpazesine sahip. Kurulduğu günden bu yana, hizmet ve ürünleri için ödün vermediği ‘mutlak kalite’ ve ‘müşteri memnuniyeti odaklı yaklaşımı’ ile ürettiğinin büyük çoğunu ihraç eden firma, bugün artık bünyesinde çok uluslu firmalar da bulunduran bir yapıya dönüşmüş durumda.

TMS Grup Yönetim Kurulu Başkanı Kubilay Tüfekçi ile gerçekleştirdiğimiz röportaj çalışmamızda, ülkemizde pekçok ilk’i başaran ve bu anlamda rakiplerine de ilham kaynağı olan bu köklü firma hakkında merak ettiklerimizi konuştuk.

Öncelikle kendinizden ve firmanızın faaliyetlerinden kısaca bahseder misiniz?

TMS kökenleri 1973’e dayanan, ağırlıklı olarak inşaat Kalıp ve İskele Sistemleri üzerine uzmanlaşmış, inşaat Donatı Manşonları ve Otomotiv konusunda da üretim gerçekleştiren bir şirketler grubudur. Boğaziçi Üniversitesinde Makina Mühendisliği Lisans ve Ekonomi dalında Yüksek Lisans eğitimimi tamamladıktan sonra 1991’den bu yana aile şirketimizin ikinci kuşağı olarak muhtelif alanlarında yöneticilik yapmaya başladım.

Daha çok hangi projelerde yer alıyorsunuz? Bu tercihin sebepleri neler?

TMS olarak her zaman önceliğimiz katma değeri yüksek ve teknik birikim gerektiren özel projelerde yer alabilmek. Bu sebeple zorluk derecesi ve hesap yoğunluğu daha yüksek olan endüstriyel, altyapı veya yüksek yapı gibi projeler bizim öncelikli ilgi alanımıza giriyor. Özellikle uluslararası joint-venture’ların müteahhitliğini üstlendikleri büyük kapsamlı projelerde kendimizi dahada iyi anlatabiliyoruz. TMS’yi hep bir adım öne taşıyan projelerde bu tarz nitelikli projeler olmuştur.

Bu yıl için satış anlamında öne çıkan ürün ve sistemler hangileri oldu?

TMS olarak çok geniş bir ürün yelpazesine sahibiz ve hemen her projeye göre çözüm üretebiliyoruz. Bizim için en önemli ürünlerimiz ise kendi ArGe’miz ile geliştirdiğimiz ve patent aldığımız sistemlerimizdir. Bunların arasında en öne çıkan sistemimiz ise Yüksek Yapılar için geliştirdiğimiz ClimbeX hidrolik tırmanır sistemlerimizdir. 2017 yılı içinde Emaar Square projesi ClimbeX Kalıp ve Rüzgar Perdesi sistemlerimiz kullanılarak tamamlanmıştır. Yine geçen yılın projelerinden Almanya Frankfurt’ta Marien Insel’daki projemiz 2018 içinde tamamlanma noktasına gelecektir. ClimbeX ile Katar Doha’da biri West Bay bölgesinde yer alan Mozoon Tower projesi, diğeri ise Lusail’de yer alan Marina Mix projeleri de bizim ClimbeX sistemleri ile yükselmektedir. İzmir’de yeni bir projeye daha başlamak üzereyiz.

Sektörün içerisinde bulunduğu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

İç piyasada özellikle konut sektöründe bir daralmanın yaşanması kaçınılmaz gibi görünüyor. Sektörde üretici şirketler özellikle kur avantajını da kullanarak ihracata yönelip üretim ve gelir açıklarını kapatmak durumunda kalacaktır. Tabii burada belirli kalite seviyesini tutturmuş olmak ve standartlara uygun üretim yapıyor olmak özellikle önem kazanacaktır. Bu bağlamda TSE’nin özellikle Kalıp Altı Taşıyıcı İskele normlarını belirleyen TS EN 12812-12813 standartları konusundaki çalışmalarını hızlandırması yararlı olacaktır. Ayrıca dünyada özellikle gelişmiş ülkeleri ele aldığınızda kiralamanın Kalıp ve İskele sektörünün geleceği olduğunu söylemek mümkün. Ülkemiz de bu yönde ilerliyor ve kalıp kiralama konusu gelişiyor, ancak hemen her konuda olduğu gibi gelişen alanlarda mevzuat aynı hızda ilerleyemiyor. Ne yazık ki özellikle işveren ile müteahhit arasında oluşabilecek ihtilaf hallerinde kiralanan ürünün mülkiyetinin ispatlanması sorun teşkil edebiliyor ve kalıbı kiraya vermiş olan firmalar ciddi kayıplar yaşayabiliyor. Bu konuda bazı çalışmaların yapılması zaruri görünüyor.

Önümüzdeki dönem için yeni yatırım ve projeleriniz olacak mı?

Üretim anlamında Otomotiv ve Donatı Manşonları konusunda bazı yeni yatırımlarız olacaktır. Kalıp Sistemleri açısından hem Türkiye’deki hem de Katar’daki kiralık parkımıza yatırım yapmaya devam edeceğiz.


BAE Alışveriş Merkezi Projesi

Son dönemde kurlarda yaşanan belirsizlikler yıllık ciro hedeflerinizde bir değişikliğe sebep oldu mu?

Her ne kadar ihracatçı bir firma olsak da kurlardaki aşırı dalgalanma bizleri de rahatsız etmekte. Hammadde noktasında pekçok firma gibi biz de ithalat bağımlısıyız. Özellikle kurlardaki yüksek dalgalanma dönemlerinde maliyet analizini düzgün yapamıyor olmak, firmayı sürprizlere de açık hale getiriyor. Para kazandığınızı düşünerek hareket ederken paranın size ulaştığı sırada net bir zararla da karşılaşabiliyorsunuz.Kurun dengeli olması her zaman en sağlıklısı. Temennimiz de her zaman bu yönde.

Ar&Ge çalışmaları ve kurum içi eğitimlerinizden biraz bahseder misiniz?

Şirketimiz Ar&Ge merkezi olarak tescil edilen sektördeki ilk ve tek firmadır. Bünyemizde 17 kişinin çalıştığı bir Ar&Ge merkezimiz bulunmakta. Tüm teknik gelişmelerimizi burada gerçekleştiriyoruz. Ürün ve uygulamalar üzerinde sürekli bir çalışma söz konusu. Özellikle şuan Hidrolik Tırmanır Sistemler konusunda çok iyi seviyelerdeyiz. Tamamen kendi ekibimiz ile gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla ortaya koyduğumuz sistemler uluslararası boyutta çok ciddi projelerde tercih ediliyor. Bu sistemler noktasında dünyanın en büyük ve köklü firmalarıyla rekabet ediyoruz. Geliştirdiğimiz tüm ürünlerin patenlerini aldık. Avrupa’da tamamlanmış iki projede ve Katar’da gerçekleşmekte olan iki projede yine aynı sistemlerimiz kullanılmakta.


Çamlıca Emaar Square Projesi

Faaliyet alanlarınız olarak Donatı Manşonlarından bahsettiniz. Bu alandaki çalışmalarınızı biraz açıklayabilir misiniz?

TMS Grup olarak aslî işimiz İskele Kalıp Sistemleri. Bu asıl işlerimizin yanı sıra bir diğer işimiz ise İnşaat Donatı Manşonları. Kısaca inşaat demirlerinin uç uça eklenmesi için kullanılan teknik malzemeler diye ifade edebiliriz. Bunlar özellikle altyapı işlerinde büyük projelerde kullanılan sistemler. Bu konuda bizim Türkiye’de yabancı sermayeli bir şirketle ortaklığımız da mevcut. Pek çok köprü projelerine donatı manşonları ile hizmet vermiş bulunmaktayız. Bu sistemlerin üretim ve satışını BTMS adlı firmamız ile gerçekleştirmekteyiz. Hem yurtiçine hem de Türkiye’ye yakın pazarlarda satışlarımızı gerçekleştirmekteyiz. Bu alandaki hedefimiz; BTMS firmamız ile yakın zamanda Nükleer Projelerde de yer almak. Bu noktada gerekli tüm sertifikalar ve yetkilere sahibiz.

Son olarak eklemek istedikleriniz?

TMS olarak önceliğimiz hep ihracat olmuştur. Son 10-12 yıldır ihracatımızın toplam gelirlerimiz içindeki payı %60 ile %90 arasında değişmiştir. Son iki yıl ise %72 olarak gerçekleşmiş durumda, tabii buna artık Katar’da yerel firma statüsünde olan TMS-Katar’ın bölgede yapmış olduğu kiralama ve satışlarından elde ettiği gelirler bu hesaplamalarımızın içinde yer almıyor. 2018 ikinci yarısı ve 2019 için öncelikli hedefimiz dış pazarlardaki etkinliğimizi artırmak olacaktır. TMS Grubunun ilk yurtdışı yatırımı olan TMS-Katar, bu pazardaki varlığını ardı ardına aldığı altyapı, endüstriyel ve yüksek yapı projeleri ile perçinleyerek Katar kalıp ve iskele piyasasının önemli bir oyuncusu olmayı başardı. Bu başarı hikayesinin bir benzerini yazmak üzere ikinci bir ülkede daha girişimlerimiz tamamlanmaya yakın durumda, şimdiden önemli sayılabilecek boyutta satışlar gerçekleşti diyebilirim. Üzerinde çalıştığımız bir diğer pazar da Uzak Doğu, 2018’in ilk yarısında önemli sayılabilecek satışlarımız oldu, ama esas ses getirebilecek projeler henüz teklif aşamasında, umarım güzel haberler yakında gelir. Avrupa ve Amerika pazarları için TMS’nin uluslararası yeterlilikleri anlamında önemli aşamalardan geçtik ve bazı işbirlikleri imza aşamasına çok yakın. Özellikle Avrupa ayağının bize ciddi ivme kazandıracağına inanıyorum, çok yakında açıklarız diye düşünüyorum.

Röportajın PDF dosyası için tıklayınız.